1983 yılından bu yana geçerli olan yasaya göre hiçbir tıbbi gerekçe olmaksızın isteğe bağlı kürtaj (halk arasında yaygınca bebek aldırma, çocuk aldırma diye de adlandırılır) 10. gebelik haftasına kadar yapılabilir. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılır?
Hamile kalmayı zorlaştıran birçok faktör vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroid problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı gibi tıbbi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, düzensiz uyku düzeni, sigara ve alkol kullanımı, kötü beslenme ve aşırı egzersiz de hamile kalma şansını azaltabilir. Partnerin sperm kalitesi de hamilelik şansını etkileyen önemli bir faktördür.
Antalya’da kürtaj işlemleri, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış özel hastaneler, tıp merkezleri ve kliniklerde yapılmaktadır.Devlet hastaneleri yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında kürtaj yapar; isteğe bağlı gebelik sonlandırmaları genellikle özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilir.Bu merkezlerde gizlilik, hasta mahremiyeti ve bilgilendirilmiş onam ilkeleri, Hasta Hakları Yönetmeliği çerçevesinde korunur.Antalya’daki merkezlerin çoğu, modern ultrason cihazları, tek kullanımlık steril ekipmanlar ve profesyonel tıbbi kadrolarla hizmet verir.
Hamile kalamayan kadınlar için birçok test yapılabilir. Hormon testleri, yumurtlama problemlerini belirlemek için önemli bir adımdır. Ayrıca, rahim ve yumurtalıkların durumu ultrason ile kontrol edilebilir. Histerosalpingografi (HSG) adı verilen bir testle fallop tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Yumurtalık rezerv testi, kadının yumurtalıklarında yeterli sayıda sağlıklı yumurta olup olmadığını gösterir.
Bu işlem esnasında herhangi bir yer kesilmez veya dikiş atılmaz. Tıbbi metodda hastaya çeşitli ilaçlar verilir ve gebeliğin düşükle sonlanması amaçlanır, ancak bu yöntemde rahim içinde fetüs ve eklerine ait yapılar kalabilir, içeride zarlar kaldığı taktirde kürtaj yapılması gerekebilir. Kürtaj da dikiş atılır mı?
Erkek bebek sahibi olmak için önerilen Shettles yöntemine göre, yumurtlama gününe mümkün olduğunca yakın bir zamanda cinsel ilişkiye girilmesi gerektiği savunuluyor. Bu teoriye göre Y kromozomu taşıyan erkek spermleri daha hızlı hareket eder, ancak daha kısa ömürlüdür. Yumurtlama sırasında ilişkiye girildiğinde Y kromozomu taşıyan sperm daha hızlı olduğu için yumurtaya önce ulaşma şansına sahip olabilir. Ancak bu yöntemlerin bilimsel bir garantisi yoktur ve cinsiyeti belirlemek doğal yollarla kontrol edilemez.
Doğurganlığı olumsuz etkileyen birçok faktör vardır. Hormonal bozukluklar, düzensiz adet döngüsü, rahim ve yumurtalık problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı, aşırı kilo veya aşırı zayıflık, sigara ve alkol kullanımı çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Ayrıca, stres, kötü beslenme, genetik faktörler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da hamile kalmayı zorlaştırabilir.
Erkek bebeklerin sivilceye neden olduğuna dair bir bilimsel kanıt yoktur. Hamilelik sırasında artan hormonlar cilt değişikliklerine neden olabilir ve bu hem kız hem de erkek bebeklerde görülebilir. Cildin yağlı olması ve sivilce çıkması hormonlardaki dalgalanmalara bağlıdır, bebeğin cinsiyeti ile ilgili değildir.