Boş gebelik kürtaj nasıl yapılır?

Gebelik kesesinde embriyo bulunmamasının kesin tespiti sonrasında ise kürtaj yapılmaktadır. Boş gebelikler kısa ve kaliteli iyileşme süresi sunan, hastanede yatışa gerek duyulmayan vakumlu kürtaj yöntemliyle yapılabilmekte, hasta aynı gün normal yaşantısına dönebilmektedir. Boş gebelik kürtaj nasıl yapılır?

Boş gebelik kürtaj nasıl yapılır? Diğer İçerikler

Kürtaj işlemi aslında cerrahi bir operasyondan ziyade cerrahi bir müdahaledir. Yani kürtaj yapılan kadında herhangi bir kesi, kesi izi, dikiş, pansuman gerektiren bir bölge, dışarıdan veya içeriden bakıldığında, muayene edilip ultrason yapıldığında, kürtaj olduğunu anlayabileceğimiz bir belirteç yoktur. Kürtaj yapıldığını doktor anlar mı?
Kısırlık, çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroit hastalıkları, rahim anomalileri ve fallop tüplerinin tıkanması gibi hastalıklar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar ve diyabet gibi kronik hastalıklar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise sperm kalitesini düşüren varikosel, hormonal dengesizlikler veya genetik hastalıklar çocuk sahibi olmayı zorlaştıran faktörlerdir.
Bu konuda da çok fazla şikayet var ise doktora danışmakta fayda var. Kürtajdan sonra her ne kadar hastanede yatılmasa da hastaların yani kürtaj olan kişilerin 1 hafta 10 gün kadar dinlenmeleri, çok zor iş ve işlemleri yapmamaları önerilir. Kürtaj işleminden sonra pansumana gerek yoktur. Kürtaj sonrası hastanede ne kadar kalınır?
Genel olarak tüm fakihlere göre 120 günden sonraki kürtajlar ise haram olduğu bildirilmiştir. Dini açıdan insan sağlığını koruma ve kurtarmak için yapılan müdahaleler de caiz olarak bildirilmektedir. Ülkemizde yasal sınır 10 haftadır. 10 hafta üstü kürtaj zorunlu sağlık sorunları dışında yapılamaz. Bebek aldırma günah mı?
Kadınların çocuğu olmamasına neden olabilecek birçok tıbbi durum vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, fallop tüplerinin tıkanması, rahim anomalileri gibi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, hormonal dengesizlikler, tiroit problemleri, erken menopoz ve yumurtalık rezervinin tükenmesi de çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Kronik hastalıklar ve bazı otoimmün hastalıklar da doğurganlığı etkileyebilir.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.