Kürtaj Çeşitleri Nelerdir?

Vakum Aspirasyon (Vakumlu Kürtaj): Günümüzde en sık kullanılan yöntemdir; rahim içeriği negatif basınçla nazikçe alınır.Metal Küret ile Kürtaj: Geleneksel kazıma yöntemidir; günümüzde nadiren tercih edilir.İlaçla (Medikal) Kürtaj: Gebeliği sonlandırmak için belirli ilaçlar kullanılır; yasal olarak yalnızca onaylı sağlık kurumlarında ve uzman gözetiminde yapılabilir.Probe Kürtaj: Tanısal amaçla yapılan, rahim içinden doku örneği alınan işlemdir.

Kürtaj Çeşitleri Nelerdir? Diğer İçerikler

Genel anestezi ile kürtaj yapılma işleminde genellikle kol üzerinden veya uygun damar bulunamazsa el üzerinden branül denilen damar yolu açmaya yarayan tıbbi materyal ile yapılır. Açılan bu damar yolundan genel anestezi için kullanılan ilaçlar size 10 veya 15 dakikalık anestezi sağlar. Genel anestezi ile kürtaj nasıl yapılır?
Halk arasında erkek bebeklerin annenin güzelliğini koruduğu, kız bebeklerin ise annenin güzelliğini aldığı söylenir. Ancak bu inanış bilimsel değildir. Hamilelik sırasında yaşanan cilt değişiklikleri tamamen hormonlara bağlıdır ve bebeğin cinsiyetiyle ilgili değildir.
Aşağıdaki belirtiler ortaya çıkarsa acilen sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:Aşırı kanama (saatte birden fazla ped değiştirme ihtiyacı),Yüksek ateş (38°C ve üzeri),Kötü kokulu vajinal akıntı,Şiddetli karın ağrısı,Bayılma, halsizlik veya titreme.Bu belirtiler, enfeksiyon veya rahim içi dokunun tam temizlenmemesi gibi komplikasyonlara işaret edebilir. Antalya’da 24 saat acil hizmet veren klinikler bu durumlar için hazırdır.
Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.
Doğurganlığı olumsuz etkileyen birçok faktör vardır. Hormonal bozukluklar, düzensiz adet döngüsü, rahim ve yumurtalık problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı, aşırı kilo veya aşırı zayıflık, sigara ve alkol kullanımı çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Ayrıca, stres, kötü beslenme, genetik faktörler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da hamile kalmayı zorlaştırabilir.
Bebeğin hareketliliği cinsiyete bağlı değildir. Hem kız hem de erkek bebekler anne karnında farklı zamanlarda ve farklı hızlarda hareket edebilir. Hareketlerin yoğunluğu ve sıklığı bebeğin sağlığı ile daha çok ilişkilidir, cinsiyetle değil.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.