Hangi Hastalıklarda Çocuk Olmaz?

Kısırlık, çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroit hastalıkları, rahim anomalileri ve fallop tüplerinin tıkanması gibi hastalıklar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar ve diyabet gibi kronik hastalıklar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise sperm kalitesini düşüren varikosel, hormonal dengesizlikler veya genetik hastalıklar çocuk sahibi olmayı zorlaştıran faktörlerdir.

Hangi Hastalıklarda Çocuk Olmaz? Diğer İçerikler

Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.
Çocuk yapmayı planlayan çiftler öncelikle sağlık kontrollerini yaptırmalı ve genel sağlık durumlarını gözden geçirmelidir. Kadının yumurtlama dönemi takip edilmeli ve erkek de sperm kalitesini artırmak için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemelidir. Sigara, alkol ve aşırı kafein tüketiminden kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve stres yönetimi hamilelik öncesi yapılması gerekenler arasında yer alır.
Kadın doğum doktorları, pelvik muayene, Pap smear, ultrason, kan testleri ve idrar testleri gibi çeşitli testler yaparlar. Kan testleri genellikle hormon düzeylerini, hamilelik durumunu ve enfeksiyonları kontrol etmek için kullanılır. İdrar testleri ise hamilelik ya da idrar yolu enfeksiyonları gibi sorunları tespit etmekte kullanılır. Ultrason, rahim ve yumurtalıkların görüntülenmesi için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Hormon testleri, özellikle hamilelik ya da menopoz gibi durumları değerlendirmek için yapılır.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre isteğe bağlı kürtaj, gebeliğin 10. haftasına kadar yapılabilir.Bu düzenleme, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca geçerlidir.Kadın evli ise, eşinin yazılı onayı gerekir; bekâr kadınlarda yalnızca kendi rızası yeterlidir.haftadan sonraki kürtajlar, yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında (anne hayatı tehlikesi, fetal anomaliler vb.) yapılabilir ve en az iki uzman hekim raporu gerektirir.Bu sınırın üzerindeki işlemler, Türk Ceza Kanunu’nun 99. ve 100. maddeleri kapsamında cezai yaptırıma tabidir.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Kürtaj yalnızca gebeliği sonlandırmak için yapılmaz; tanısal veya tedavi amaçlı rahim içi kazıma işlemlerine de küretaj denir.Örneğin, düzensiz rahim kanamalarında veya menopoz sonrası anormal kanamalarda endometrial biyopsi alınması gerekebilir.Bu durumda işlem “gebelik dışı küretaj” olarak adlandırılır.Alınan doku örneği patolojiye gönderilerek kanser, polip veya hormonal bozukluk şüphesi araştırılır.İşlem genellikle lokal anesteziyle, kısa sürede tamamlanır ve hasta aynı gün taburcu edilir.
Yeni evliler için hamile kalmak amacıyla yapılabilecek en önemli adımlar arasında sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmek bulunur. Düzenli cinsel ilişki, sağlıklı ve dengeli beslenme, sigara ve alkolden uzak durmak, stresten kaçınmak ve düzenli egzersiz hamile kalmayı kolaylaştıran etkenlerdir. Ayrıca kadınlar için yumurtlama dönemi takip edilerek, doğru zamanda cinsel ilişkiye girmek hamilelik şansını artırır.